ABD’li danışma yetkilisi: Cinping, protestolara karşın batılı aşılara sıcak bakmıyor

Çin’de sıkı Covid-19 önlemlerinden meydana gelen huzursuzluk ve protestolar artmasına karşın Devlet Başkanı Şi Cinping’in batılı aşıları kabul etmek istemediği bildirildi.

ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Avrile Haines cumartesi günü yapmış olduğu açıklamalarda bu protestoların Komünist Parti için bir tehdit oluşturmadığını fakat Cinping’in kişisel otoritesini etkileyebileceğini altını çizdi.

Çin’deki günlük Covid-19 vakaları tüm zamanların en yüksek seviyelerine ulaşsa da bazı şehirlerde ekonomik yavaşlama ve halkın huzursuzluğu sebebiyle sıkı karantina ve kontrol kurallarını gevşetme mevzusunda adımlar atmaya başladı.

Haines virüsün toplumsal ve ekonomik etkisine karşın Cinping’in bilhassa Omicron varyantına karşı etkisiz olan Çin aşısı yerine batılı aşıları kabul etmeye yanaşmadığını altını çizdi. 

Çin şu ana kadar hiçbir yabancı Covid-19 aşısına onay vermeyerek yerli üretim aşıları kullanmayı sürdürdü. Bazı emekler bu aşıların batılı muadilleri kadar etkili olmadığını ortaya koyuyor. Bu yüzden uzmanlar sıkı kuralları gevşetmenin büyük bir risk olacağını belirtiyor.

Beyaz Saray hafta içinde Çin’den herhangi bir aşı talebi olmadığını açıklamıştı. Reuters’e konuşan bir yetkili de şu aşamada bu şekilde bir beklentileri olmadığını dile getirdi. 

Çin’in bunu ulusal bir gurur meselesi haline getirdiğini belirten yetkili Pekin yönetiminin batılı aşıları talep etmeyi büyük bir utanç olarak göreceğini kaydetti.

İngiltere’nin Leicester kentindeki Hindu-Müslüman çatışmasının arkasında ne yatıyor?

Cenup Asya ülkelerinden Hindistan ve Pakistan arasındaki dini gerginlik İngiltere’ye taşındı. İngiltere’nin orta kesimindeki Leicester kenti bir süredir Hindularla Pakistan kökenli Müslümanlar içinde çatışmalara sahne oluyor.  

Vakalar ilk 28 Ağustos’ta bir kriket maçı sonrasında patlak verdi. Asya Kupası çerçevesinde meydana getirilen maçta öncesiz rakipler Hindistan ve Pakistan Dubai’de karşı karşıya geldi, maç Hindistan’ın galibiyetiyle sonuçlandı. 

Zaferi kutlamak isteyen yüzlerce Hindu Leicester şehir merkezindeki Belgrave Meydanı’na akın etti. Toplumsal medyadaki paylaşımlarda bazı taraftarların “Pakistan’a ölüm” benzeri nefret dolu söylem ve çarpıcı sözler attığı görüldü, gerginlik çatışmaya dönüştü. Görgü tanıkları problemi bir spor müsabakasından öte uzun süredir kaynamakta olan gerilimin patlama noktası olarak tanımladı.

Meydana getirilen uyarılara ve güvenlik tedbirlerinin arttırılmasına karşın gerginlik bu vakadan sonrasında da tırmanarak devam etti. Maçtan yedi gün sonrasında yedi çatışma çıkmış olduğu ve onlarca kişinin gözaltına alındığı bildirildi.

Korkutan hafta sonu

Kraliçe II. Elizabeth’in cenaze töreni öncesinde ülkede polisiye önlemlerin yoğunlaştığı bir dönemde kentten gelen haberler endişeleri arttırdı.17 Eylül cumartesi günü 200 kadar Hindu’nun izinsiz gosteri yaptığına dair haberler üstüne polis vaka yerine gitti.

Görgü tanıklarının iddialarına bakılırsa Hindu erkeklerden oluşan kalabalık bir grup Müslümanların haiz olduğu iş yerlerinin bulunmuş olduğu semte doğru yürüdü. Toplumsal medyada paylaşılan görüntü ve haberlerde caminin yanından geçen grubun önüne çıkanı rastgele dövdüğüne dikkat çekildi. 

Semt sakinleri evlerin ve iş yerlerinin camlarına vuran grup üyelerinin “Jai Shri Ram” şeklinde çarpıcı söz attıklarını belirtti. Bu dini çarpıcı söz son yıllarda Hindistan’da aşırı sağ milliyetçi Hindular tarafınca Müslümanlara karşı uygulanan sertlik eylemlerinde çoğunlukla dile getiriliyor.

Öte taraftan 100 kadar Müslüman’dan oluşan bir grubun da Hinduların yaşamış olduğu bölgeye giderek şişeler fırlattığı, bazı binalara zarar verdiği bildirildi. Kentteki Hindu tapınaklarına yönelik saldırıya geçen grup bir tapınaktaki bayrağı söktü, öteki bir tapınağın bayrağını yaktı.

Hindu toplumunun üyeleri, bu kışkırtıcı hücum karşısında polisin fazla bir şey yapmadığını iddia ederek tepki olarak Müslümanların bulunmuş olduğu semtlere yöneldiklerini ileri sürdü. Hindistan’ın İngiltere’deki Yüksek Komiserliği Hindu toplumuna yönelik saldırıları kınadı.

Leicester emniyeti vakalarla ilgili hafta sonundan bu yana toplam 47 kişiyi gözaltına aldıklarını duyurdu. Eylemlere katılan bazı kişilerin ülkenin başka kentlerinden geldiği ifade edildi. Yetkililere bakılırsa bu kişilerin yaşanmış olan vakaları toplumsal medyada gördükten sonrasında kente geldiği ve yaşananlarla ilgili tamamen “yalan bilgilerle” hareket etmiş olduğu anlaşıldı.

Çatışmaların sebebi ne?

2011 nüfus sayımına bakılırsa Leicester nüfusunun ortalama yüzde 50’si beyaz, yüzde 37’si Asya kökenli. Asya kökenlilerin yüzde 28’ini Hindular, yüzde 2,4’ünü Pakistanlılar, yüzde 1,1’ini Bangladeşliler oluşturuyor.

Hindu ve Müslüman toplumların kentte on senelerdir sulh içinde yaşadığına dikkat çeken belediye başkanı son dönemde daha ilkin görülmemiş düşmanlığın sebebini toplumsal medyada hızla yayılan dezenformasyona bağlıyor. 

Bir öteki sebebin ise son dönemde giderek şiddetlenen Hindu milliyetçiliği olduğu ifade ediliyor.

Hindistan’da iktidarda bulunan Hindistan Halkın Partisi (BJP – Bharatiya Janata Partisi) ve başbakan Narendra Modi’nin ülkedeki Müslümanlara ve öteki etnik gruplara karşı duruşu sertlik vakalarını körüklüyor.

Ülkede milliyetçiliğin siyasetin merkezine yerleşmesi RSS olarak malum Rashtriya Swayamsevak Sangh adlı aşırı sağ ve gönüllü paramiliter örgütlerin büyümesine yol açtı. Bu gelişmelerin aralarında İngiltere’deki Hindu toplumu da olmak suretiyle Hindistan diasporasını etkilediği belirtiliyor. 

İngiltere’deki Müslüman toplumların RSS’nin bölgelerinde nüfuz kazandığına dair kaygıları dile getirmiş olduğu, sadece bunun çoğu zaman Müslümanların gerilimi arttırmakla suçlandığı ifade ediliyor.

Leicester’da yaşanmış olan vakalar üstüne her iki toplumun dini liderleri hafta başlangıcında ortak bir basın toplantısı düzenledi ve sükunet çağrısında bulunmuş oldu. Güvenlik güçleri gerilimin başka kentlere sıçramaması için önlemleri arttırdı. Şehir sakinleri de hafta sonu yaşanmış olan olayların yeniden etmemesini diliyor.

Hindistan ve Pakistan 1947 senesinde İngiltere sömürgeliğinden ayrılarak bağımsızlıklarını duyuru etti. İngiltere tarafınca dini farklılıklar gözetilerek çizilen sınırlar sonrasında 10 milyonlarca kişinin sığınmacı durumuna düşmüş olduğu ve bir milyondan fazla kişinin göç esnasında öldüğü bölünme Hindistan-Pakistan ilişkilerine yansımaya devam ediyor.

ABD medyası: Ukrayna savaşı Erdoğan’ı istisnai bir role kavuşturdu

Rusya-Ukrayna mahkum takası sonrası ABD medyasında meydana getirilen değerlendirmelerde Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın harp zamanında arabulucu ve her iki tarafın dostu olarak benzersiz görevi oluştuğuna vurgu yapılmış oldu.

Erdoğan üç ay içinde üçüncü kez Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüştükten sonrasında New York’a uçtu ve pazartesi günü verdiği röportajda Kremlin’in “mümkün olan en kısa sürede bu savaşı sona erdirmeye istekli bulunduğunu” söylemiş oldu.

Erdoğan, daha çok detay vermeden, “Taraflar içinde mutabakata varıldığında iki yüz rehine takası da yapılacak” dedi.

Ne var ki, Putin’in yedek askerleri kısmen göreve çağırma ve iki günden kısa bir süre sonrasında nükleer harp tehdidinde bulunma hamlelerinin Erdoğan’ı boşa çıkarmış olduğu ileri sürüldü.

Sadece çarşamba günü geç saatlerde Rusya ve Ukrayna’nın ortalama 200 mahkumu değiş tokuş ettiğine dair haberler yayınlanınca Erdoğan’ın en azından bu mevzuda haklı çıkmış olduğu anlaşıldı.

Tutuklu takası, Erdoğan’ın seçimlerden dokuz ay kala diplomatik başarı olarak imajna katkı yapar mı bu tartışılıyor sadece kati olan şey savaşla beraber Erdoğan’ın oldukca istisnai bir role kavuşmuş olduğu.

“Türk diplomasisi, Ukrayna’da hatasız oynuyor”

Fransa’nın eski ABD ve BM büyükelçisi Gerard Araud, “Türk diplomasisi savaşın başlangıcından beri hatasız” diyerek Ankara’yı övdü ve “Çıkarlarını değerlendirmiş, savaşan taraflar içinde bir denge kurmuş ve durumdan istifade ederken gerektiğinde sert de olabilmiş bir yönetim” dedi.

Bu şekilde Erdoğan, yedi aylık harpte Moskova ile Kiev içinde iki somut anlaşmanın düzenlenmesinde direkt kredi sahibi oldu. Temmuz ayında İstanbul’da imzalanan BM destekli bir antak kalma ile Rusya’nın 24 Şubat işgalinden bu yana ilk kez Karadeniz’deki Ukrayna tahıl sevkiyatı tekrardan başladı.

BM Genel Sekreteri Antonio Guterres, sevkiyatları dünyanın kıtlıkla harap olan bölgeleri için “bir ümit ışığı” olarak nitelendirdi.

Erdoğan ek olarak, Ukrayna’nın Rus işgali altındaki Zaporizhzhia nükleer santrali etrafındaki askeri açmazda da arabuluculuk yapmayı teklif ediyor ve hala Putin ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodymyr Zelensky’yi ateşkes görüşmeleri için bir araya getirmeyi umuyor. 

Londra merkezli siyasal risk danışmanı Anthony Skinner, “Tüm devletler içinde Türkiye, iki taraf içinde bir anlaşmaya aracılık etmek için en iyi konumda” ifadelerini kullandı. 

Seçimler öncesi ekonomiye can üfledi

Erdoğan harp esnasında Moskova’nın diplomatik izolasyonunu kendi avantajına kullanırken Rusya ile ticareti acıklı bir halde artırarak Ukrayna’ya tabanca sağlamış oldu.

Türk harp insansız hava araçları, savaşın ilk haftalarında Kiev’i ele geçirmeye çalışan ana Rus zırhlı birliklerinin yok edilmesini sağlamış olduğu için Ukrayna’da efsaneleşmiş haline geldi. 

Tabanca satışının yanı sıra Rus ticareti ve turistler de 2023 seçimleri öncesinde Türkiye’nin sallanan ekonomisinin tamamen çökmesini önlemeye destek oldu.

Skinner, “Putin ve Erdoğan uzun süredir birbirleriyle anlaşıyorlar ve dengede, bir takım mevzuda farklılıklarını yönetebiliyorlar. Ukrayna da değişik değil. Kiev, Türk hükümetinin Moskova üstündeki vidaları çevirememesi sebebiyle hüsrana uğradı, sadece Ukrayna da Türkiye’nin devam eden desteğinden büyük seviyede yararlanıyor.” diyor.

Türkiye analisti Soner Çağaptay ise Erdoğan’ın yaklaşımını “Ukrayna yanlısı tarafsızlık” olarak nitelendiriyor.

Çağaptay, Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü için hazırlanan raporda, “Erdoğan, Ukrayna yanlısı olmakla açıkça Rusya karşıtı bir duruştan kaçınmak içinde bir denge kurmaya çalıştı” diyor.

Türkiye’nin pozisyonu yaptırımları zayıflatır mı?

Sadece ABD Birleşik Devletleri, (ABD) Ruble ile tecim benzer biçimde anlaşmaların Rusya’nın yaptırımlardan kurtulmasına destek olacağından kaygı ediyor.

ABD Hazinesi, Türk bankalarına ve Rusya ile yakın ilişki içinde olan işletmelere, “ikincil yaptırımlara” maruz kalabileceklerini söylemiş oldu. Bu uyarı, geçen hafta Türkiye borsasında sert satışlara yol açtı.

Rusya’nın Mir ödeme sistemleri vasıtasıyla ruble işlemi meydana getiren beş Türk bankasından ikisi bu hafta bu tür operasyonları askıya aldı.

Eski Pakistan Başbakanı Khan yargıyı hedef alan sözleri sebebiyle özür diledi

Eski Pakistan Başbakanı İmran Han yargıyı hedef alan açıklamalarından dolayı özür diledi ve tekrar yargıyı ufak düşürücü açıklamalar yapmayacağına yemin etti. Khan’ın bu açıklamadan sonrasında siyasal yasaklı durumuna düşmekten kurtulabileceği belirtiliyor.

Yakın bir emek harcama arkadaşının kefaretle özgür bırakılmamasının peşinden Khan’ın polisi ve bir karı hakimi tehlike arzettiği iddiasıyla dava açılmıştı.

Reuters tarafınca görülen mahkeme sonucunda Khan’ın “duruşmalar esnasında kırmızı çizgiyi geçtiğini farkettiğini belirttiği” ifadeleri yer aldı. Khan daha ilkin bu şekilde bir tehditte bulunmadığını savunmuştu.

Normalde yüksek mahkemenin Khan’a bir mahkumiyet vermesi bekleniyordu. Pakistan kanunlarına bakılırsa bir politikacı herhangi bir suçtan yargı giymesi halinde minimum 5 yıl siyasetten men ediliyor.

Mahalli gazeteler de Khan’ın mahkemede “Eğer bir çizgiyi aştıysam özür dilerim,” söylediğini aktardı.

Mahkeme tutanaklarında da Khan’ın gelecekte yargıyı ve hukuk sistemini ufak düşürücü bir eylemde bulunmayacağına ve talep etmesi halinde söz mevzusu hakimden de özür dileyeceğini belirttiği vurgulandı.

Beş yargıçtan oluşan mahkeme heyeti ise açıkladan doygunluk olduklarını belirtti ve mahkeme Khan’a mahkumiyet verip vermeme kararını erteledi. Khan’ın avukatı Faisal Chaudry suçlamaların düşürülmesini beklediklerini belirtti.

Itimat oylamasıyla başbakanlığı düşürülen Khan hakkında o tarihten bu yana fazlaca sayıda dava açıldı. Eski Başbakan koltuğunun kaybettikten sonrasında taraftarlarıyla büyük protesto gösterileri düzenlemiş ve erken seçim çağrısında bulunmuştu.

İslamabad polisi Khan’ın konuşmalarının birinde polis ve söz mevzusu yargıcın da hedeflerinde olacağını söylediği nedeni öne sürülerek dava açmıştı. Khan ve avukatları burada bir tehdit olmadığını Khan’ın hukuki yolları kastettiğini savunmuştu.

Erdoğan: KKTC’nin tanınmasını Putin ile görüştüm

ABD Birleşik Devletleri’ndeki Birleşmiş Milletler 77’inci Genel Kurul konuşmasında internasyonal toplumu bir an ilkin Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni tanımaya çağrı eden Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu mevzuyu Putin’le olan görüşmelerinde de dile getirdiğini belirtti. 

“Biz Şimal Kıbrıs’ı rastgele bir ülke olarak görmüyoruz. Onu biz adeta kendimiz olarak kabullendik, o şekilde görüyoruz, o şekilde de göreceğiz.” diyen Erdoğan, Rusya’dan KKTC’ye direkt uçuşların başlamasından kıvanç duyacaklarını beyan etti.

ABD ziyareti sonunda New York’taki Türkevi’nde gazetecilerle bir söyleşi gerçekleştiren Erdoğan şu şekilde konuşu:

“Malum Rusya’nın gezgin potansiyeli oldukça yüksek. Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin de en mühim gelir kaynaklarından bir tanesi gezim. Turizmde Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne bu şekilde bir akışın olması inanıyorum ki Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti için ekonomik olarak da ciddi manada bir sıçramaya vesile olacaktır. Esasen turizme yönelik alt yapısı oldukça iyi olan bir ülke konumunda. Bu mevzuda alınacak neticeler Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni inşallah oldukca oldukca ileri taşıyacaktır. Temenni ediyorum ki önümüzdeki dönemde Şimal Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasıyla oldukca daha değişik bir gelecek orayı bekliyor olacaktır”.

Batı’nın Rusya’ya yaptırımları

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Avrupa Birliği ve ABD’nin, Rusya ile bankacılık alanındaki ortak girişimleri mercek altına alındığının hatırlatılması ve “Türkiye’ye yaptırım hamleleri şeklinde bir eğilim söz mevzusu olabilir mi?” sorusu üstüne, Mir Kart’ın, Rusya ile Türkiye içinde bir adım bulunduğunu, bu mevzu hakkında atacakları adımların değerlendirmelerini ilgililerin yaptığını, ona bakılırsa adımlarını atacaklarını belirtti.

Erdoğan, “Alternatifimiz var, o ayrı. Fakat tüm dert, işte bu yaptırımların değişik versiyonları. Bunlar hakkaten dostluğa falan yakışmıyor, ekonomik ilişkilerimizin düzenlenmesine yakışmıyor. Biz şimdi ister istemez ne yapacağız? Alternatifleri ne olabilir, bu alternatifler üstünde ilgili bakan dostlarım görüşmelerini yapıyorlar. Bu görüşmelerden sonrasında da İstanbul’da cuma günü inşallah tüm ilgili arkadaşlarımı toplayacağım. Onlarla bir toplantı yapmış olup, burada da nihai kararımızı vereceğiz.” dedi.

“Rusya-Ukrayna Savaşı’nın başından itibaren bizim tek hedefimiz kanın durması, barışın sağlanması oldu” diyen Erdoğan, Türkiye’nin tüm krizlerin, meselelerin çözümünde diplomasinin kullanılmasından yana bulunduğunu altını çizdi.

Yunanistan’la ilişkiler

Erdoğan Yunanistan ile görüşmeme mevzusundaki tavrın devam edip etmeyeceği sorusu üstüne kendi dönemleri içinde hiçbir Rum’u ülkeden sürmediklerini altını çizdi. 

Erdoğan, “Fakat onların şu anda Batı Trakya’da bizim yurttaşlarımıza, soydaşlarımıza yaptıkları zulmün haddi hesabı yok. Son dönemlerde bizim oradaki din adamlarımızın atamalarını bile kendileri yapmak istiyorlar. Sen ne anlarsın bizim din adamının durumundan, yapısından? Biz bu şekilde bir gayretin içinde olduk mu? Biz kalkıp da buradaki papazların atamasını vesairesini yaptık mı? Hayır” değerlendirmesini yapmış oldu ve “Bizim daima için kapımız açık, vatandaşlık da veririz” dedi.

Erdoğan Yunan dışişleri bakanının da kendi muhatabı olmadığını, mevkidaşı Mevlüt Çavuşoğlu ile görüşmesi icap ettiğini altını çizdi.

F-16 alımı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “F-16 mevzusunda son durum nedir? F-16 için meydana getirilen görüşmeler, F-35’in de önünü açar mı?” sorusu üstüne, şu anda F-16 satın almakla ilgilendiklerini söylemiş oldu. 

ABD Başkanı Joe Biden ile bu mevzuda pozitif yönde görüşmeler yaptıklarını ifade eden Erdoğan, bu mevzuya ilişkin Cumhuriyetçi senatörlerle de bazı görüşmelerinin bulunduğunu söyledi ve “”Hava pozitif yönde istikamette gelişiyor. Temenni ederiz ki bu pozitif yönde hava devam eder” diye konuştu.

BM Güvenlik Konseyi’nde düzeltim

ABD Başkanı Joe Biden’ın genel kuruldaki konuşmasında BM Güvenlik Konseyinde düzeltim ihtiyacını vurgulamasına da değinen Erdoğan “”Biden’ın bilhassa BM Güvenlik Konseyiyle ilgili yapmış olduğu izahat haklılığımızı ortaya çıkardı mı? Sonunda dediğimiz noktaya geldiler mi? Şimdi ‘Hem sürekli üyeleri artıralım hem geçici üyeleri artıralım.’ diyorlar fakat ben aynı noktada değilim. Ben diyorum ki sürekli ve geçici olmamalı, tek tip olmalı, tamamen dönüşümlü üyelik sistemini getirmek lazım” diye konuştu.

Erdoğan “Bundan dolayı el kaldır, el indir… Bu devri artık kapatması lazım BM’nin. Tam aksine Güvenlik Konseyinin üyeleri burada hakikaten ciddi manada tesir sahibi olmalı” sözleriyle görüş bildirdi.

TOKİ toplumsal konut projesi: Enflasyona gore aylık taksit ve toplam ödeme ne kadar olur?

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafınca 250 Bin Toplumsal Konut Projesi kapsamında inşa ettirilecek konutlar için başvurular alınmaya devam ediyor. TOKİ’den meydana getirilen izahat gore; toplam borç ve buna bağlı olarak aylık taksitlere her senenin ocak ve temmuz aylarında Işyar Maaş Artış Oranı dikkate alınarak zam yapılacak. Taksit ödemelerinin durağan(durgun) olmaması eleştirilere yol açtı. 

Buna gore başlangıç fiyatı 608 bin TL olan 2+1 konut için senelik enflasyonun yüzde 10 olması durumunda toplam ödeme miktarı 1,71 milyon liraya yükselecek. Bu miktar enflasyon yüzde 15 olursa 3,17 milyona; enflasyon yüzde 20 olursa 6,12 milyona ve yüzde 30 olursa 24,4 milyona kadar çıkacak. 

Eylül 2022’de konut kredisi kullanılsa toplam ödeme miktarı 1,17 milyon lira oluyor sadece vade 20 yıl değil; 10 yıl. Peki, TOKİ’nin toplumsal konut projesinde aylık taksit ödemeleri iyi mi değişecek? Değişik enflasyon senaryolarına gore aylık taksit ödemesini ve toplam miktarı hesapladık.

TOKİ’nin duyurusuna gore hak sahiplerine konutlar yüzde 10 peşinat ve 240 ay vade ile satılacak. Artış oranı mevzusunda ise açıklamada şu data içeriyor: “Hak sahiplerinin konutlarına ilişkin kalan borç bakiyesi ve aylık taksitler her senenin Ocak ve Temmuz aylarında olmak suretiyle yılda iki kez, bundan önceki 6 aylık dönemdeki Işyar Maaş Artış Oranı dikkate alınarak İdarece tespit edilen oranda artırılacaktır.”

Taksit artış oranı ne olacak?

Taksit ödemeleri, sözleşme tarihini takip eden ay itibariyle başlamış olacak. İlk dönemsel artış ise sözleşme evveliyatına gore İdarece belirlenecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı “10 Doğru 10 Yanlış ile Toplumsal Konut Projesi Gerçekleri” açıklaması yaparak “Yapılacak artışlarla taksitleri ödemek zorlaşacak” iddiasının yanlış bulunduğunu duyurdu.

Bakanlık açıklamasına gore “TOKİ taksitlerinde işgören artış tutarları tavan fiyattır. Bugüne dek TOKİ taksitleri işgören maaş artışlarını hiçbir vakit geçmedi, aksine işgören maaş artışının altında tutuluyor. Bunun örnekleri geçmiş yıllarda mevcut. Son 4 yılda TOKİ taksit artışı, hep işgören maaş artışının altında oldu.”

Sözleşmelerin ne vakit imzalanacağı ve ilk artışın ne vakit yüzde kaç olacağı hemen hemen bilinmiyor. Hesaplamaları iyimser tahminle yaptık: Ödemeler Ocak 2023’te başlamış olacak ve ilk artış Temmuz 2023’te gerçekleşecek. Senelik enflasyonun yarısı oranında her 6 ayda bir artış yaptık. Kısaca enflasyon yüzde 10 ise Ocak ve Temmuz aylarında ayrı ayrı yüzde 5 artış uyguladık. Bu durumda değişik enflasyon senaryolarına gore şu hesaplamalar ortaya çıkıyor.

2+1’de enflasyon yüzde 10 olursa toplam ödeme 1,71 milyon

2+1 konutun başlangıç fiyatı 608 bin TL. Yüzde 10 peşinat ödeyince bu miktar 547 bin 200 TL’ye düşüyor. Bu miktar 240 takside bölündüğünde aylık 2 bin 280 TL taksit ortaya çıkıyor. Ocak-Haziran 2023 dönemindeki 6 ay süresince gerçek sahibi bu miktarı ödüyor. Borcu ise 533 bin 250 liraya düşüyor. Sadece Temmuz 2023’te bu miktara yüzde 5 artış uygulayınca borç miktarı 560 bin 196 liraya yükseliyor. Yeni taksit miktarı ise 2 bin 394 TL oluyor. Gerçek sahibi 6 ay süresince ödeme yapmış olmasına karşın yeni borç miktarı artıyor. Bu sadece taksitlerin sona ermesine 5 yıl kala değişiyor. Gerçek sahibi son 240 ayın son 6 ayında ise 2042 yılının ikinci yarısında ise 15 bin 287 TL taksit ödüyor. Peşinat dahil toplam ödeme 1 milyon 713 bin lira oluyor.

Enflasyon yüzde 15 olursa son 6 aydaki taksit miktarı 38 bin 271 lira; toplam ödeme ise 3 milyon 170 bin liraya varıyor.

Enflasyonun yüzde 20 olması durumunda son taksit 93 bin 810 TL olurken toplam ödenecek miktar 6 milyon 115 bin liraya ulaşıyor.

Enflasyonun yüzde 30 olması durumunda toplam miktar 24 milyon 399 bin; yüzde 40 gerçekleşmesi halinse ise 100 milyon 524 bin oluyor.

3+1’de durum ne?

TOKİ’nin 3+1 konutunda ise başlangıç fiyatı 850 bin TL. Yüzde 10 enflasyon olması durumunda toplam ödeme 2 milyon 395 bin liraya varıyor. Enflasyon yüzde 20 olursa 3+1 konutta toplam ödeme 8 milyon 546 bin lira oluyor.

Konut kredisi çekilse ne olurdu?

Muhalefete gore TOKİ projesinde aylık taksitlerin durağan(durgun) olmaması yüksek enflasyon durumunda halkı zor durumda bırakabilir. Konut kredisinin daha iyi bir seçenek olduğu yönünde yorumlar var. Peki, TOKİ toplumsal konutunda işgören zammı yerine en başta konut kredisi çekilse ne olur? 2+1 konut için 608 bin liralık başlangıç fiyatında yüzde 10 peşinat sonrası kalan borç 547 bin 200 TL. 22 Eylül 2022 itibariyle Ziraat Bankası faiz hesaplama sisteminde konut kredisi oranı yüzde 1,36. 10 yıl vadeli 547 bin 200 TL konut kredisi çekilmesi durumunda aylık durağan(durgun) ödeme 9 bin 276 TL. Peşinat dahil toplam ödeme miktarı ise 1 milyon 174 bin lira.

TOKİ indirim yapıyor

Öte taraftan TOKİ’nin senelik indirim kampanyaları vatandaşa ödeme kolaylığı sunuyor. Bu ise şöyleki işliyor. Konutlar teslim olduktan bir yada 2 yıl sonrasında TOKİ peşin ödeme yapanlara yüzde 20-25 indirim yapıyor. Bu indirimin şartları TOKİ tarafınca belirleniyor. Oran ve zamanlama değişebilir.

Hak sahipleri bir çok vakit bankalardan konut kredisi çekerek peşin ödeme indirimden yararlanarak aylık taksit ödemelerini sabitliyor. Sadece bu durum en erken ortalama 3-4 yıl olabileceği için bu süre içinde toplam borç miktarı artmış oluyor.

Instagram’a erişim problemi yaşayan binlerce kişiye Meta’dan cevap: Kesintiyi gidermeye çalışıyoruz

Meta Platformları, bazı kullananların toplumsal medya platformu Instagram’a girmekte mesele yaşadığını ve problemi en kısa sürede gidermek için çalıştıklarını belirtti.

Şirket, bazı kişilerin Instagram’a girmekte mesele yaşadığının bilincinde bulunduğunu belirttiği açıklamasında özür diledi ve “İşleyişi en kısa sürede normale döndürmek için çalışıyoruz” dedi.

İnternette gerçek zamanlı yaşanmış olan mesele ve kesintileri duyuran Downdetector adlı siteye mesele bildirenlerin sayısı ortalama 11 bin kişiyi buldu. Site mesele bildirenleri sayısının gün içinde 24 bine ulaştığını belirtti. Kullananların yüzde 91’inin platformun mobil uygulamasında mesele yaşadığını kaydetti.

Birçok kullanıcı #instagramdown etiketiyle Twitter üstünden yaşadıkları sorunları paylaştı.

İstatistikleri derleyen Statista’nın 23 Mayıs 2022 tarihindeki raporuna nazaran fotoğraf paylaşma ve toplumsal ağ platformu Instagram’ın dünya genelinde aylık bir milyar 200 binin üstünde kullanıcısı var.

Meta Platformları, Feysbuk, Instagram ve WhatsApp toplumsal ağ ve iletişim uygulamalarını bünyesinde bulunduruyor.

WhatsApp: Hizmetimizi kesmedik, İranlı dostlarımızın irtibatta kalması için çalışıyoruz

İran’ın WhatsApp ve İnstagram’a girişi kısıtlamasının arkasından, toplumsal iletişim uygulaması WhatsApp ülkedeki kullananların birbiriyle temasını sağlamak için çalıştıklarını belirtti.

WhatsApp toplumsal medyadan yapmış olduğu açıklamada “insanların hususi mesajlarına erişim hakkının yanındayız” diye yazdı. İranlı cep telefonlarını engellemediklerini belirten WhatsApp, “İranlı dostlarımızın bağlantı halinde kalmasını sağlamak için çalışıyoruz ve teknik kapasitemiz elverdiğince hizmetimizi devam ettirmek için elinden gelen her şeyi yapacağız” iadelerini kullandı.

Gerçek zamanlı olarak web özgürlüğünü takip eden Netblocks, İran’ın ülkede hizmet vermeye devam eden son iki toplumsal medya platformu olan WhatsApp ve Instagram’a erişimi Masha Amini’nin ölümünün arkasından başlamış olan protestolar yüzünden bugün itibarıyla kısıtladığını bildirdi.

İran’da ‘yalan haber’ yayana yasal kovuşturma

Öte taraftan İran Devrim Muhafızları Ordusu bir izahat yayınlayarak adli yargıdan yalan haber ve söylenti yayanlar hakkında yasal kovuşturma başlatmasını istedi.

Açıklamada “Merhum Mahsa Amini’nin ailesi ve yakınlarına taziyelerimizi ifade ediyoruz ve adli yargıdan toplumsal medyada ve sokaklarda yalan haber ve söylenti yürüyerek ve toplumun ruhsal güvenliğini tehlikeye atanları tespit etmesini ve durumun kesin şekilde ele alınmasını talep ettik” denildi.

Hükümet yanlısı gösteriler planlanıyor

Başörtüsü sebebiyle “terbiye polisi” tarafınca gözaltında alınan 22 yaşındaki Mahsa Amini’nin yaşamını kaybetmesi ülkeye yönelik yaptırımların yol açmış olduğu ekonomik sıkıntılar ve özgürlük kısıtlamalarıyla ilgili hiddet seline niçin oldu. 

Bayanların öncü rol oynadığı protestolarda bazı hanımefendilerin saçlarını açarak savurduğu, başörtüsünü yaktığı ve saçını kestiği görüldü. Başkent Tahran ve öteki kentlerdeki protestocular karakolları ve polis araçlarını ateşe verdi. 

İranlı basın kuruluşları cuma günü ülkede büyük hükümet yanlısı gösteriler planlandığını, hatta bazılarının şimdiden sokağa çıktığını duyurdu. Tasnim haber ajansına nazaran İran Başsavcısı Gulam Hüseyin Mohseni Ejeh göstericilere karşı “vatandaşların güvenlik ve huzurunun sağlanması için” derhal harekete geçilmesini emretti. 

İnsan hakları grupları protestolar esnasında minimum 31 kişinin yaşamını kaybettiğini belirtiyor.

Almanya seferberlik karşıtı Rus firari askerlere sığınma hakkı tanıyacak

Almanya İçişleri Bakanı Nancy Faeser, kısmi seferberlik duyuru edilen Rusya’da askere gitmeyi reddedenlerin Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunabileceğini söylemiş oldu.

Faeser, Frankfurter Allgemeine Sonntagszeitung’a yapmış olduğu açıklamada, “Kaide olarak, ağır baskı tehdidi altındaki firari askerler, Almanya’da internasyonal korumadan yararlanırlar. Vladimir Putin’in rejimine cesurca karşı çıkan ve bundan dolayı kendilerini büyük bir tehlikeye atan hepimiz, siyasal zulüm sebebi öne sürülerek Almanya’ya sığınma başvurusunda bulunabilir” dedi.

Nancy Faeser, Almanya’nın aslına bakarsanız zulüm gören ve tehdit edilen Rus muhalifleri aylardır ülkeye kabul etmekte bulunduğunu belirtti.

Hakkaniyet Bakanı Marco Buschmann da “Putin’den nefret eden ve liberal demokrasiyi seven hepimiz Almanya’da bizlere katılabilir” dedi.

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ukrayna’daki harp sebebiyle kısmi seferberlik duyuru etmesi üstüne askerlik yaşı gelenlerin yurt dışına kaçmasının önleneceği haberleri oldukça sayıda Rus’u ülkeyi terk etmek için harekete geçirmiş, tek yönlü tayyare biletleri tükenmişti.

Rusya ile olan sınırını kapatmayan Avrupa Birliği ülkelerinden Finlandiya da seferberlik ilanının arkasından ülkeye giriş yapmak isteyen araçların uzun kuyruklar oluşturduğunu deklare etti.

Öte taraftan seferberlik kararını protesto etmek için ülke çapında düzenlenen gösterilerde binlerce şahıs gözaltına alındı. “Seferberliğe hayır” protestolarının, Moskova’nın Şubat ayında Ukrayna’ya askeri müdahalede bulunacağını açıklamasından bu yana Rusya’daki en büyük fiil olduğu bildirildi.

Miçotakis’ten Erdoğan Açıklaması: Kimse Bize Kabadayılık Yapamaz

Miçotakis, cuma günü 77. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Atina’ya yönelik suçlamalarına yanıt vereceğini ifade etti.

Çarşamba günü New York’ta gurbetçilerin düzenlediği öğle yemeğinde açıklamada bulunan Miçotakis, “Kimse bize kabadayılık yapamaz, devamı cuma günü” ifadelerini kullandı.

Miçotakis, ev sahiplerine Yunanistan’ın ittifaklarını güçlendirmek için elinden geleni yapacağını söyledi.

Ankara’nın düşmanca söylemlerini arttığını söyleyen Miçotakis, özellikle göç sorununun dezenformasyonlarla birlikte silaha dönüştürüldüğünü dile getirdi.

Başbakan, Atina’nın Avrupa Birliği (AB) ile İsrail ilişkilerinin yoğunlaşmasına destek verdiklerini de sözlerine ekledi.

ERDOĞAN NE DEMİŞTİ?

Erdoğan, konuşmasında Yunanistan’ın mülteci politikasına tepki göstererek şunları söylemişti:

“Mülteci krizi kendilerine daha iyi gelecek aramak için escort bayan
bayan escort
adana escort bayan
bursa escort
antalya escort
adana escort
escort bayan mersin
mersin escort
mersin escort
mersin bayan escort
türkçe altyazılı porno
doeda
anadolu yakası escort
ataşehir escort
avcılar escort
bakırköy escort
şirinevler escort
taksim escort
gaziantep escort
olgun porno
beylikdüzü escort
escort mersin
istanbul escort
çesme escort
sultanbeyli escort
marmaris escort
türbanlı porno
bursa escort
escort adana
anal porno
pendik escort
izmir escort
maltepe escort
kadıköy escort
üsküdar escort
çekmeköy escort
taksim escort
kuşadası escort
bodrum escort
mecidiyeköy escort
ankara escort
milf porno
porno izle
esenyurt escort
kartal escort
tuzla escort
şişli escort


yola çıkan masumların botlarını batırıp onları ölüme terk etmekle, sınırlara duvarlar örmekle, insanları kamplara doldurmakla çözülemez. Yunanistan’ın Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de göçmenlere yönelik zulümlerin giderek arttığını görüyoruz. Türkiye olarak yeni Aylan bebeklerin cesetleri kıyalara vurmasın diye çırpınırken, Yunanistan hukuksuz, pervasız geri itmeleriyle Ege’yi bir mülteci mezarlığına çevirmektedir. Avrupa’nın ve BM kurumlarının insanlığa karşı suç teşkil eden acımasızlıklara artık bir dur demesinin vakti çoktan gelmiştir.”

escort bayan bayan escort adana escort bayan bursa escort antalya escort adana escort escort bayan mersin mersin escort mersin escort mersin bayan escort türkçe altyazılı porno doeda anadolu yakası escort ataşehir escort avcılar escort bakırköy escort şirinevler escort taksim escort gaziantep escort olgun porno beylikdüzü escort escort mersin istanbul escort çesme escort sultanbeyli escort marmaris escort türbanlı porno bursa escort escort adana anal porno pendik escort izmir escort maltepe escort kadıköy escort üsküdar escort çekmeköy escort taksim escort kuşadası escort bodrum escort mecidiyeköy escort ankara escort milf porno porno izle esenyurt escort kartal escort tuzla escort şişli escort